Yaprak Dökümü'nün Sedef'i Seda Demir'i daha yakından tanımaya ne dersiniz?

Herkes onu merak ediyor. Oyunculuğa Yaprak Dökümü dizisiyle adım atan 24 yaşındaki Seda Demir'in şöhret yolundaki hikâyesi, biraz canlandırdığı karakter Sedef'inkine benziyor. Bir gün tesadüfen arkadaşlarıyla birlikte bir reklam ajansına gidiyor ve olaylar gelişiyor.
İçinden "O kadar güzel, eğitimli kızın arasından ben mi yani" diye geçiriyordu. Üç yıl önce okul harçlığını çıkarmak için fuarlarda hosteslik yaptığı sıralarda aklından böyle şeyler geçiriyordu. Kimi reklam ajanslarının kast listelerinde bulunan arkadaşlarının ısrarına rağmen bir ajansa yazılmaktan bu yüzden çekiniyordu.
Derken bir gün tesadüfen kendini arkadaşlarıyla birlikte ajansta buldu. Gitmişken "Bari kenarda kalsın" diye bir başvuru formu doldurdu. Sonra doldurduğu o formu unuttu. Bir süre sonra çalmaya başlayan telefonu, ona deneme çekimlerine beklendiği haberini veriyordu.
Uzunca bir süre önemsemedi yine de. "Nasıl olsa olmaz" diye gitmedi çağırıldığı görüşmelere. Sonra bir gün "Tamam" dedi. Deneme çekimlerinden birine girdi. O çekimi bir başkası izledi. Sonra bir diğeri, bir diğeriHer seferinde son dörde kaldı. Tam bu işin eğlenceli olabileceğini düşünmeye başlamıştı ki, İş Bankası reklamlarına kabul edildi. Ve ilk kez şöyle söyledi: "Neden olmasın ki!"
Aslına bakılırsa oyunculuk çocukluğundan beri farkında olmadan tarifini yaptığı meslekti. Büyüyünce ne olmak istediği sorulduğunda hep "Öyle bir meslek olsun ki" demişti, "mesela masa başı olmasın. İnsanlarla iletişim içinde olayım. Bir arkadaş kalabalığı arasında bulunayım. Heyecan verici olsun. Bir de yaptığım iş kalıcı olsun." İnsan işini yapar, üstüne maaşını alır. Bir zaman sonra terfi de ederdi belki. Ama hepsi bu, bu kadar. Bunu istemiyordu. O arkasında bir "iz" bıraksın istiyordu.
Nedenini bilmiyordu ama tuhaf bir biçimde yirmi dört yaşını dolduracağı günü bekliyordu. On sekiz değil, yirmi dört... "Benim için her şey çok güzel olacak. Yirmi dördümü doldurayım bir..." Ne olduğunu bilmese de "iyi bir şeylerin" yaklaştığını hissediyordu.
Gerçi arada küçük hayal kırıklıklarına uğradığı olmuştu. Ama her hayal kırıklığı onun için yeni bir fırsat doğurmuştu. İlkokulu bitirdiği yıl parlak bir öğrenci olmasına rağmen Anadolu Liseleri sınavını kazanamamış ama birkaç yıl sonra bir yerde fotoğrafını görüp beğendiği ve "Keşke burada okusam" dediği Kabataş Erkek Lisesi'ne girmişti. Öğrencilerine Shakespeare okutan, İngilizce'yi sinemada öğreten Boğaz'ın kıyısındaki bu okulda şahane bir üç yıl geçirmişti. Benzer biçimde psikoloji okuma arzusuyla girdiği üniversite sınavında "işe zor sorulardan başladığı için" başarılı olamamış, ama geçen bir yıl içinde ne yapmak istediği üzerine düşünme fırsatı bulmuş ve ertesi yıl ilk tercihi olan, yine Boğaz'a bakan Marmara Üniversitesi Fransızca Kamu Yönetimi Bölümü'nü tutturmuştu.
Otobüslerdeki meraklı bakışlar!
Hayatından memnundu. Çünkü Fransızca öğrenim göreceği okulda ikinci bir yabancı dil öğrenecekti. Üstelik öteden beri kafasında soru işareti olan "siyaset"le tanışacaktı. Aldığı eğitim birkaç yıl içinde gözlerinin önündeki perdeyi kaldıracak, ona o güne kadar "topluluk psikolojisi" ile hareket ettiğini gösterirken "gösterilenin altındaki gerçeği görebilmesini" sağlayacak, başkalarının empoze ettiği fikirleri kendi süzgecinden geçirmeyi öğretecekti. Ve "siyaset denen şeyin" hayatın en beklenmedik kuytularına kadar girdiğini o, yine aynı yıllarda fark edecekti.
"Mezun olunca iyi bir iş bulurum herhalde" diye düşünürken İş Bankası reklamlarında rol alacak, reklam televizyonlarda dönerken hazırlıkları süren Yaprak Dökümü isimli dizi için deneme çekimlerine davet edilecekti. Senaryo gereği ablasına bir arkadaşını anlatan Necla'yı canlandırmaya çalışırken yönetmen sorular soracak, o bir yandan Necla'nın arkadaşını bir yandan kendi arkadaşını anlatacak, çekim tamamlandığında yönetmenin oyunu yükseltmek için araya girip sorular sorduğu anlaşılacak, her şeyden habersiz şaşkın bir yüz ifadesiyle verdiği cevaplarla orada bulunan herkesi çok eğlendiren genç kız ekrana yansıyan doğallığıyla kısa sürede dizi ekibine dahil olacaktı.
Kaynak: YeniAktüel
2 yorum yazılmıştır
Yazan:yasemin apaydın | Tarih: 12/6/2009Konu: seda demir
Yazan:s.bugur | Tarih: 13/1/2009sedacım senı o kadar cok sevıyorum kı anlatamam yaprak dokumunu sırf senın ıcın ızlıyorum ama senden bır rıcam var ınsallah dıkate alırsın dızıde annenın dugununde gıyındıgın elbıseye bayıldım ve onu senden ıstıyorum umarım mesajımı dıkate alırsın senı cok sevıyorum hemde cok opuyorum
Düzenleyen sozturks gün: 8/8/2009 saat: 00:30
Konu: SEDA DEMİR MERHABA
Sizi Yaprak Dökümü dizisinden tanıdım ve tanımış olduuma çok memnun olduum.Bir gün tanışmayı ümid ediyorum.Enfes bir güzelliğiniz var kalbinizden gelen bir güzellik olmasa sanıyorum böylesine sevilmek kolay olmazdı.Esen kalın Sn Demir.