Yazmak güzel şeydir; ben de naçizane dört yılı aşkın bir süredir bu sayfalarda sizlerle beraber olmaya çalıştım; ve bundan sonra da inşallah yine böyle devam edecek.
Mevsimler yıldan yıla değişiyor ve küresel ısınma nedeniyle artık mevsimleri tam yaşayamaz hale gelmiş durumdayız. Küresel ısınma çok ciddi bir problem elbette; ama bu yazımın konusu değil.
Yağmuru sanırım hepimiz seviyoruz. Yağmurun o çiselediği veya bardaktan boşanırcasına yağdığı anları gözünüzün önüne getirin. Veya kuru toprağın üzerine yağmur damlalarının yeni yeni düştüğü sıralarda toprağın kokusunu içinize çekin. İnsan böyle anlarda bazen kendini dünyaya yeniden gelmiş gibi hissederken, bazen de insanı alır başka diyarlara götürür.
İstanbul’da eskiden, en azından benim hatırladığım kadarıyla, yağmur çok yağardı; özellikle İlk ve sonbahar mevsimlerinde yağmursuz gün gerçekten sayılıydı ve ben dışarı çıkarken neredeyse her gün şemsiyemi yanıma almak durumunda kalırdım. Geçen sene ise şemsiyemi yanıma aldığım günleri sayın deseniz, herhalde ufak bir sayı söylerdim size.
Yağmur yağmadığı zaman kuraklık oluyor ve akabinde barajlarımız kuruyor. Bugün İstanbul dahil Türkiye’deki şehirlerin (özellikle Batı kesimlerdeki) suları kurumaya yüz tutmuş durumda. Çatlak toprak görmeye pek tahammül edebildiğimi söyleyemem ancak son yıllarda ülkemizde çatlamış toprağa çok yoğun bir şekilde rastlıyoruz maalesef. Eğer böyle devam ederse, ki etmemesi için bir neden görünmüyor, Türkiye’yi pek de parlak bir gelecek beklemiyor.
Böyle bir kuraklıkta elbette yağmurun yağmasını hepimiz istiyoruz. Ancak yağmur biraz fazla yağdığında ise sel baskını haberleri geliyor. Evlerini su basan yüzlerce insan yağmurun tadını çıkarmak yerine işkencesini çekiyor. Bunda elbette çarpık yapılaşma ve bilinçsizlik önemli rol oynuyor. Yoksa hiçbir şekilde doğayı suçlama gibi bir lüksümüz yok; olamaz da.
İşte böyle anlarda bir varsayımda bulunuyorum. Yağmur, sizin benim gibi bir insan olsa ve Türkiye semalarında dolaşsa acaba ne düşünürdü diye aklımdan geçirmedim değil hani: Acaba yağsam mı yağmasam mı? Yağsa bir türlü, yağmasa başka türlü. Yani yağmurun aslında herkese yaranması mümkün değil, bunu anlıyoruz buradan.