Yazmak güzel şeydir; ben de naçizane dört yılı aşkın bir süredir bu sayfalarda sizlerle beraber olmaya çalıştım; ve bundan sonra da inşallah yine böyle devam edecek.

Okullar bir hafta geç açılsa ne olur?

10/9/2008 · Kategori: Medya


Evet, okullar bir hafta geç açılsa ne olur sizce? Bence hiçbir şey olmaz; sadece öğrenci arkadaşlarım bu işe biraz sevinir o kadar. Ama 3 aydır tatil yapan öğrencilere bir hafta daha tatil vermenin mantığı yok.

Köşe yazarı Cengiz Semercioğlu, yine köşesine çok önemli bir mevzuyu(!) taşımış. İlgiyle okuduk elbette; yazı da Cengiz bey, havaların çok sıcak olmasından yakınıyor ve öğrencilerin özellikle İstanbul’da olan öğrencilerin sıkıntılı anlar yaşadığını ve bu sıcakta bu işkenceyi öğrencilere çektirmektense tatilin bir hafta daha uzatılmasının yerinde olacağı görüşünde.

Benim anlayamadığım bir şey var: Bilirsiniz; doğuda okumak çok daha zordur; binlerce çocuk yırtık ayakkabılarıyla dağ bayır demeden kilometrelerce yol kat ederler okullarına ulaşmak için. Onlar ne yapsın yani? Onların şartları kötü diye kış boyu tatil mi yapsınlar? O çocukların servis gibi bir olanakları zaten yok; kaldı ki trafik derdi olsun. Ve Cengiz bey kalkmış İstanbullu çocukların sıcaktan bunalmalarını dert etmiş ve bir hafta okul geç açılsa ne olur demiş.

El insaf derler adama. İstanbul’da yaşayan çocukların canı can da diğer şehirlerde yaşayanların, özellikle doğu illerinde olanlarınki patlıcan mı?

Köşesinden öyle olur olmaz şeyler için fikir yürütmek dünyanın en kolay şeyidir bana kalırsa. Önemli olan oynattığımız kalemle şu hayatta bir şeyleri değiştirebilmemizdir. Hayır işin ilginci bu yazar arkadaşın savunduğu görüşü benim 10 yaşındaki kuzenim de kendine köşe verilse hem de daha güzel Türkçeyle dile getirebilirdi yani.

Yazılarımı takip edenleriniz belki hatırlayacaktır: Yine bu yazarın köşe yazısında ‘cep telefonunuz dinleniyor’ konulu bir yazı vardı. Yazı özetle şöyleydi: Cep telefonunda bir yeri aramak suretiyle 2’yi çevireceğiniz numaranın öncesinde tuşlayarak arayacağınız numarayı girdiğinizde eğer aradığınız telefon çalıyor ve hatta cevap veren biriyle karşılaşıyorsanız; o halde kesinlikle dinleniyorsunuz.

Biz de saygın bir gazetede köşesine böylesine önemli bir konuyu taşıdığı için ciddiye alıp bu yazını sayfamıza taşıdık; ama çok geçmeden haberin asparagas olduğu ortaya çıktı. Bu yazarın hangi yazısına güvenmeli bilmiyorum artık; zaten spesifik bir örnek vermek de doğru değil. Bugün önüne gelenin bir gazetede köşesi var ve dilediği konuda ahkam keserek güya halkı bilinçlendirme derdindeler. Ama görüyorsunuz ya, bu tip yazarları okumak sadece vakit kaybı.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır