Okul yılları ne de çabuk geçti...
Uzun mu uzun bir aradan sonra tekrar karşınızdayım sevgili okurlarım. Biliyorum, blog sayfamı epeydir ihmal ediyorum, ancak inanın bu aralar kafamı kaşıyacak bile pek vaktim yok. Yine de bu ayrılığı fazla uzatmamak adına bir kaçamak yapayım dedim ve evet işte karşınızdayım :)
Okul sıralarında dirsek çürütmeye devam ediyoruz hala; zaten geçtiğimiz haftalarda da final sınavlarını vermekle meşguldüm. Çok şükür ki dersleri bir şekilde hallettim ve kafam rahat bir şekilde ikinci döneme girebilirim. Bu yıl kısmetse üniversitemden mezun oluyorum; yani mezunlar kervanına katılmama çok vakit kalmadı. Dile kolay, 5 yıldır aynı okuldayım ve bu okula girmeden önceki Selim ile şimdiki Selim arasında dağlar kadar fark var. Çok şey öğrendim bu okuldan; ama sanmayın ki bunu ders babında söylüyorum sadece. Asla değil; dersleri açık öğretimde de öğrenebiliriz, mesele yok, ama insan ilişkilerinin yeri çok başkadır üniversite ortamlarında. Lisedeki öğrencilik yoktur artık; yavaş yavaş hayatın gerçeklerini öğrenmeye başlarsın, geleceğine bir adım daha yaklaşmışsındır.
Bunun yanında üniversiteden mezun olan ve ardından okul yıllarını özleyenleri sıkça işitiriz; okuldayken okulun kıymetini pek bilmeyiz ama iş hayatının zorluklarıyla karşılaştığımızda okul yıllarının o rahatlığını ararız; ama geçen yıllar elbette geri gelmez artık. Mezun olduktan sonra bu okulda en çok neyi özleyeceksin diye sorsa birisi, herhalde arkadaşlarımı derdim. Dersleri özleyecek halim yok tabii; 5 sene sonra artık kalem oynatmak da ağır geliyor zaten; fakat bunca yıl aynı sıraları ve sınıfları paylaştığın insanlardan ayrılmak öyle kolay bir iş değil. Okul bitiminde herkes iş hayatına bir şekilde atılacağından ve ev bark kurma telaşına düşeceğinden dolayı burada kurulan arkadaşlıkların birçoğunun devamının gelmeyeceğini düşünüyorum; sadece sağlam arkadaşlıklar geleceği beraber görecektir kanımca.
O nedenle bugün için bu benim çok iyi dostum deyip iki gözümü kapatamıyorum maalesef; bir gözümü her zaman açık tutmak durumundayım; yarın yollarımız ayrıldığında da aynı dostluğu görüp görmeyeceğimi bilmek istiyorum ne de olsa.
Herkesin başına gelebileceği gibi benim de bazı hatalarım olmuştur bu okulda. Ancak pişmanlık duyacağım da hiçbir şey yapmadım; sadece şunu şunu yapsam belki her şey farklı olurdu dediğim olmuştur; hepsi bu.
Laf aramızda özel arkadaşlıklarım da oldu bu okuldan; sonuçta insan kafa dengi, kendisine uygun gördüğü birisini arıyor bazen. Şu an arayışta değilim tabii ama bu 5 yıllık süreçte başımıza türlü olaylar gelmiştir. İçlerinde en çok üzüldüğüm ise bir kızın istemeyerek de olsa kalbini kırmış olmamdır herhalde. Hala aklıma geldikçe içim sızlar; aslında onun kalbini kırmak isteyecek en son insan bile olamam ama insan farkında olmadan ne çamlar deviriyor tahmin bile edemezsiniz. Bahsettiğim bu insan benim için gerçekten çok özel bir yere sahip, o bilmese de bu böyle.
Uzun lafın kısası öğrenciliğimizin bitmesine ramak kalmış durumda. Arada bir başka konularda yine buraya yazılarımı göndermeye devam edeceğim. Ayrıca CHIP dergisinde haber editörlüğü görevini de hala sürdürmekteyim; kısmetse önümüzdeki ay tam 1 yılı doldurmuş olacağım. Bu konuda ayrıca bir yazı yazacağım zaten; ancak yakın bir zamanda bir aksilik olmazsa CHIP Online'da da kendime ait bir köşem olacak ve orada daha çok CHIP dergisinin kulvarına uygun yazılarla karşınızda olacağım. Köşemde yazmaya başladığımda sizi ayrıca bilgilendireceğim.
Bir sonraki yazıda görüşmek dileğiyle…
0 yorum yazılmıştır
