Güngören katliamı ve sonrası
Gündemi yakından takip eden biri olarak elbette Güngören katliamını burada dile getirmemek olmazdı. Maalesef geçtiğimiz günlerde başımıza gelen ve 18 insanımızın (son anda bir değişiklik olmadıysa) haince öldürülmesiyle sonuçlanan bu katliam, hepimizi adeta yıktı.
Teröristler, Irak’ta uyguladıkları taktiği Güngören’de de kullandılar. Önce bir ses bombasıyla halkın ilgisini toplamayı başaran teröristler, ardından 2 kiloluk patlayıcıyı havaya uçurarak 18 vatandaşımızın ölmesine neden oldular. İşin daha da kötü yanı, ölenlerin çoğu çocuk yaştaydı. Kimisi 3-4 yaşlarındayken, kimisi daha annesinin karnında ölümün soğuk nefesiyle tanışmıştı.
Şüphesiz hepsi bir melek artık ve bizim şehitlerimizdir onlar. Ancak asıl değinmek istediğim konuya gelmek istiyorum: Özellikle basın ve medya kuruluşlarını yakından takip eden biri olarak ve bizzat basın sektöründe yer aldığımdan dolayı yapılan bazı hataları dikkatinize sunmak istiyorum: Öncelikle Güngören’de meydana gelen ve 18 insanımızı kaybettiğimiz o hain saldırın basılı ve görsel yayın organlarında haber olarak veriliş biçimi son derece yanlıştır. ‘Bacak ve kollar koparak etrafa yayıldı’ türü insanın içini parçalayan bu metinleri okuyan teröristler, bundan sadistçe mutluluk duyuyorlardır hiç şüpheniz olmasın. Bu şerefsizleri, insan olamayacak kadar sefil ve aşağılık olan bu yaratıkları bir de bu katliamdan sonra sevindirmek niye ki? Elbette basın ve yayın organlarımız bu olayı manşete çıkaracak ve Türk halkının bilgi alma ihtiyacını karşılayacaktır; ancak bunu yaparken işin dozunu aşmamak ve madalyonun diğer yanından da olaya bakmak gerekiyor.
Haber bültenlerini takip ederken Güngören patlamasında oğlunu ve yeğenini şehit veren bir kadının, her şeyden önce bir ananın feryatları ise hala akıllarda: “Bu şerefsizlerin gücü ancak benim küçük kızıma yetti.” Öyle ya, amaçları Türkiye’yi yıldırmak olan bu şerefsizlerin tek yaptıkları şey masum insanları ve çocukları öldürmekten başka bir şey değil. Zaten daha fazlasına ne güçleri yeter, ne de yürekleri. Biz asırlardır bu topraklardayız, aramızda barınan ve bizlerle beraber nefes alan bu vatan hainleri hem bu dünyada hem de öteki dünyada cezalarını illa ki bulacaktır; ilahi adalet denen bir şey vardır ve her yapılanın bir bedeli vardır. Bu katliamın bedeli de bu işin içinde olanlar için ağır olacaktır; tüm Türk halkının, ülkemize yürekten bağlı olanların bedduaları üzerlerindedir; tez zamanda belalarını bulmalarını Allah’tan niyaz ediyorum.
0 yorum yazılmıştır